şarkılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şarkılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Aralık 2009 Cuma
JuVe Olay Yeri: " Benim Adım Orman"
Albümün çıktığını duyduğumda çok heyecanlanmıştım,hemen burda yazmıştım. Çarşamba günü okula giderken altunizade D&R'ye uğrayıp alacaktım;ama okula geç kalacağım için gidememiştim.
Eminönü,Sultanahmet,Beyazıt civarında bir yerden alırım dedim.Biliyor musun blog, o çevrede üniversite olmasını geçtim, turistlerin akınına uğradığı halde bir tane albüm satan yer yok.
Esnafa sorduğumda aval aval suratıma baktılar.
Neyse,akşam oldu,inadım inat,gittim capitol'e aldım albümü,cd player bozuldu,neyseeee dedim eve geldim.. Çıkardım kartoneti,başladım dinlemeye.
Kendimde şu hissiyatlar vardı ilk dinlediğimde, tasvir edin kafanızda, bir öğretmen edası,elimde cetvel,
"dur bakalım 5 senedir bekliyorum ,naptın? "
Baştan sona dinledim..Bitti.. Bu mu dedim..Bunu mu bekledim..
Sonra elimde kartonet,durdum bir süre.. Resimler çok güzeldi,Şebnem Ferah'ı ilk defa ince topuklu ayakkabılarla gördüm.Büyük bir fark,yukarıda gördüğünüz tarzda kalın platform çizmelerini giyer hep.
Değişim değildi,bir süreçti..
Çok yorgundum,ışıkları kapattım,beni vuran ve eminim en yakın zamanda hepinizin beğeneceği özellikle istiklal caddesinde olanların mecburen ezberleceği "istiklal caddesi kadar" ı dinledim,5-6 defa üstüste dinledim.. Diğer şarkılarını dinledim..
Artık kısa cümleler kuracağını söylemişti,evet ,cümleleri kısa, benzetmeleri daha hafif, müzikalitesi sözlerin bir basamak hatta bir kaç basamak üstüne çıkmıştı..
Bir ressamın kış'la ilgili resmini beğendiğinizde, hep kış resmi çizmesini beklemek gibi bir şey Şebnm Ferah'tan beklediğim,bu sonuca vardım..
Aradan uzun bir süre geçti,hepimiz hayat yolculuğumuza devam ettik,tıpkı onun da yaptığı gibi..
Ben geçen 5 senede yaşadıklarımı düşündüm,5 sene önce başka şeyleri daha başka anlatırken,şu anda başka başka anlatırım,bazısını daha sert,bazısını daha yumuşak.
Bazı konularda daha anlayışlıyım,bazı konularda daha sertim..
Albüm dinlediğimde baştan sona bir hikayenin bütününü dinliyor gibi hissettim, "merhaba" ile bir giriş var ve en son şarkısı "uçurtmalar" da "ben en güzel şarkımı henüz yazmadım" diyerek bir virgül koyuyor.
Can Kırıklarında "Hoşçakal" demişti, belki bu geride bırakmak istediği onu sertleştiren bir çok şeye vedaydı,
şimdi bize "merhaba" diyip yaptığı yolculuğu anlatan bir albüm yaptı..
Aaa bi de neden "benim adım orman" diyorsanız, bu blogumuzun temasına benziyor, anlattıklarında kenar süsü orman temasını görüyoruz.. Olmuş mu derseniz,bazen çok kasılmış gibi hissettim.
İyi ya da bu albümde olduğu gibi kötü yorumların fazlalığından ,kendi yorumumu kendim yapabilmek için koştura koştura gidip ilk gün albüm alma telaşım,özenerek beklediğim,özenildiğine inandığım emeğe saygıdan,bu beklediğim bir film için de ,kitap için de aynı..
Bu sene 4.5 sene beklediğim ve aldığım 2.albümdü Şebnem Ferah'ın albümü,diğeri Manga'nın Şehr-i Hüzün'üydü,Şehr-i hüzün' de kartoneti,resimleri,müzikleri,sözleri dinledim ve kendim başarmış gibi sevindim,
elmayla armutu karşılaştırmıyorum,işin mutfak kısmını bilmiyorum;tek diyeceğim albümü orijinal alanlar için kartonette çok önemlidir;çünkü cd öyle durur o an çalacak bir şeyiniz yoksa etrafta,size albümle ilgili ilk bilgiyi veren kartonettir,google'da tarayıp bulabileceğimden farklı bir tema,profesyonellik beklerdim,nacizane fikrim bu..
Herkes Şebnem Ferah'ın anlattıklarıyla kendi yolculuğuna çıkacak bence,tüm negatifliklere kulağınızı kapayın,önyargılarınızdan da arının,alın,dinleyin.
J.
Resim kaynak
dedi
JuVeNiL
zaman:
12:15
Etiketler:
albümler,
benim adım orman,
manga,
müzik,
şarkılar,
şebnem ferah,
Şehr-i hüzün
11 Eylül 2009 Cuma
e nerdesin..? 4 sene oldu..
Bu da benim size hediyem.... Keyifle dinleyiniz..







Neden onu çok seviyorum diye soruyorum kendime, bir sanatçı olarak alçakgönüllü olması, çok çalışkan olması, magazinle en ufak bir şekilde münasebeti olmaması, sesinin muhteşem olması kadar şarkılarını kendisi yazması ve bestelemesi, arkadaşlıklarına önem vermesi.. Bir kadın olarak güçlü olması?..
Yoksa hayatın ona verdiği acılara karşı "bazen içime bıçak gibi saplanıp yara olduysan da, günler boyu kanatıp acıttıysan da,daha çocukken bile duvar gibi sert olduysan da sana hiç küsmedim,hiç küsmedim dünya!" diyebilmesinden midir onu sevmem bilmiyorum..
Yazdığı şarkıların sözleri ne kadar okuyup,araştıran biri olduğunu gösterir zaten, yaptığı tasvirlerle tam da bunu demek isterdim, ne güzel demiş dersiniz..
Gördüğüm en güzel sahne performansına sahiptir kendisi, o küçücük kadın o sahnede devleşir adeta..
Kardeşi illet hastalığa yenik düşmüş, çok sevdiği babasını deprem de kaybetmiştir.. o yüzden der ki "öyle bir hayat yaşadım ki cenetti de gördüm,cehennemi de..Öyle bir hayat yaşadım ki son yolculukları erken tanıdım..Öyle çok değerliymiş ki zaman, "hep acele etmem bundan anladım" "
Sevgilisinin ardından, sevgilisi onun yerine alaturka-arabesk müziğinin kraliçesini tercih ettiğinde ,onla beraber olan onla nasıl olur diye ardından şarkılar yaptığında bile medyaya hiç bir şekilde malzeme vermemiştir.. Cevabı en iyi şekilde, hissetiklerini en iyi biçimde en iyi yaptığı şeyle "şarkılarıyla" vermiştir..
Bazen üstünüze ne kadar ağır gelir her şey,sorumluluklarınız,etrafınızdakiler hatta kendiniz bile..
"bugün kendimi tonlarca yük taşıyan gemilerin denizi gibi hissediyorum.. Kaldırma kuvvetim var;ama şehrin atıkları içime akıyor.."
"bugün kendimi odalarından çoğu boş,bazen dolan bir otel gibi hissediyorum.. İçimden ne hayatlar,ne hikayeler ne aşklar geçip gidiyor.." der..
Bazen kendinizi bir işe,bir yolculuğa,bir ilişkiye başlamak için arkanızdan itecek bir güce ihtiyaç duyarsınız, kafanız karışıktır.. " önümde ağır bir kapı, ardında okyanus var.. ben zaten suda doğmuşum kapıyı açmam gerek.işte o an biri geliyor,tutuyor kulağımdan, gözü anahtar deliğinde bak diyor sadece burdan! .. Bırak diyorum o küçücük resmi,yetmez bize bu küçük esinti..Nerde törpülendin böyle.. olmaz !diyor,tutup ayak bileğimi.. bir ileri bir geri her adım bu kapının ardı demek.SONUNDA BOĞULMAK OLSA DA benim o sularda yüzmem gerek.. Anahtar deliğinden görünen bu küçücük manzara,sana YETİYORSA yetsin, benim o sularda yüzmem gerek!"
İşte böyledir, ne daha nicesi vardır sözlerinde, en yakın arkadaşlarınızı,yiten hikayelerinizi, kendi içinizde kalmak istediğiniz zamanları en iyi dile getiren kelimelere en güzel müzikler eşlik eder Şebo'nun şarkılarında..
Yıllardır onu takip ettiğim "mazlum" kardeşlerin güzide sitesi seboistnet.com yayın hayatını sonlandırdı geçtiğimiz günlerde,şimdi ne zaman albüm çıkaracağının haberi de yok ve 4 sene oldu Şebo.. Geçti hatta ..
Daha ne kadar bekleyeceksin acaba ? Zamanı gelmedi mi artık yeni güzel nameleri duymaya..
Foto: kaynak
Yoksa hayatın ona verdiği acılara karşı "bazen içime bıçak gibi saplanıp yara olduysan da, günler boyu kanatıp acıttıysan da,daha çocukken bile duvar gibi sert olduysan da sana hiç küsmedim,hiç küsmedim dünya!" diyebilmesinden midir onu sevmem bilmiyorum..
Yazdığı şarkıların sözleri ne kadar okuyup,araştıran biri olduğunu gösterir zaten, yaptığı tasvirlerle tam da bunu demek isterdim, ne güzel demiş dersiniz..
Gördüğüm en güzel sahne performansına sahiptir kendisi, o küçücük kadın o sahnede devleşir adeta..
Kardeşi illet hastalığa yenik düşmüş, çok sevdiği babasını deprem de kaybetmiştir.. o yüzden der ki "öyle bir hayat yaşadım ki cenetti de gördüm,cehennemi de..Öyle bir hayat yaşadım ki son yolculukları erken tanıdım..Öyle çok değerliymiş ki zaman, "hep acele etmem bundan anladım" "
Sevgilisinin ardından, sevgilisi onun yerine alaturka-arabesk müziğinin kraliçesini tercih ettiğinde ,onla beraber olan onla nasıl olur diye ardından şarkılar yaptığında bile medyaya hiç bir şekilde malzeme vermemiştir.. Cevabı en iyi şekilde, hissetiklerini en iyi biçimde en iyi yaptığı şeyle "şarkılarıyla" vermiştir..
Bazen üstünüze ne kadar ağır gelir her şey,sorumluluklarınız,etrafınızdakiler hatta kendiniz bile..
"bugün kendimi tonlarca yük taşıyan gemilerin denizi gibi hissediyorum.. Kaldırma kuvvetim var;ama şehrin atıkları içime akıyor.."
"bugün kendimi odalarından çoğu boş,bazen dolan bir otel gibi hissediyorum.. İçimden ne hayatlar,ne hikayeler ne aşklar geçip gidiyor.." der..
Bazen kendinizi bir işe,bir yolculuğa,bir ilişkiye başlamak için arkanızdan itecek bir güce ihtiyaç duyarsınız, kafanız karışıktır.. " önümde ağır bir kapı, ardında okyanus var.. ben zaten suda doğmuşum kapıyı açmam gerek.işte o an biri geliyor,tutuyor kulağımdan, gözü anahtar deliğinde bak diyor sadece burdan! .. Bırak diyorum o küçücük resmi,yetmez bize bu küçük esinti..Nerde törpülendin böyle.. olmaz !diyor,tutup ayak bileğimi.. bir ileri bir geri her adım bu kapının ardı demek.SONUNDA BOĞULMAK OLSA DA benim o sularda yüzmem gerek.. Anahtar deliğinden görünen bu küçücük manzara,sana YETİYORSA yetsin, benim o sularda yüzmem gerek!"
İşte böyledir, ne daha nicesi vardır sözlerinde, en yakın arkadaşlarınızı,yiten hikayelerinizi, kendi içinizde kalmak istediğiniz zamanları en iyi dile getiren kelimelere en güzel müzikler eşlik eder Şebo'nun şarkılarında..
Yıllardır onu takip ettiğim "mazlum" kardeşlerin güzide sitesi seboistnet.com yayın hayatını sonlandırdı geçtiğimiz günlerde,şimdi ne zaman albüm çıkaracağının haberi de yok ve 4 sene oldu Şebo.. Geçti hatta ..
Daha ne kadar bekleyeceksin acaba ? Zamanı gelmedi mi artık yeni güzel nameleri duymaya..
Foto: kaynak
dedi
JuVeNiL
zaman:
12:41
Etiketler:
JuVe Olay Yeri,
müzik,
şarkılar,
şebnem ferah
1 Temmuz 2009 Çarşamba
JuVe Olay Yeri: "sonsuza dek dinlenecek şarkılar"
Bazı şarkılar var ki,dinledikçe güzelleşiyor..Öğrendiğime göre insanların asla unutmayıp, en çabuk anımsayabildikleri hissi koku .. Hani uzun zamandır kullanmadığınız,bir zaman kullandığınız bir parfümü duyduğunuzda "aa sanki o zamana geri döndüm" dersiniz, bu şarkılarda bizi kimi zaman o zamanlara götürür, çoğunda da bıkmadan usanmadan kendine yeni zamanlar yaratır. İşte benim fikrimce bizi o zamanlara götüren şarkılardan bazıları;
Bülent Ortaçgil........Sensiz Olmaz
Jason Mraz ...........Life is wonderful
Alanis Morisette......One hand in my pocket
Bon Jovi........Always
Boyz ii men.....End of the road
Cold play....... clocks
Cure..... the love song
Damien Rice.... blowers daughter <3
Demir Demirkan ..... Rüzgar
Dire Straits... Rome&Juliet , Sultans of swing
Dream Theatre...... Hollow years
Frankie J........More than words
Robbie Williams....Feel
Gripin.....Karışmasın kimseler
Hoobastank... The Reason
James Blunt......You are beautiful , Goodbye my lover
J.Lo....... i'm Glad
Kid Rock&Sheryl Crow..... Picture
M.F.ö..... Yalnızlık Ömür Boyu
Goran Bregoviç.....Tüm şarkıları!!:D
Norah Jones......... Come away with me
Pink......Who knew; God is a Dj!
Faithless....Mass destruction
Reamonn......Tonight
Teoman....sürpriz
Şebnem Ferah.... Seçim yapmak çok zor:) Hepsi!
The Who.......Teenage Wasteland (csi:ny tutkunlarına sevgilerimle ve tabiki house m.d)
three doors down....Here without you !!!! let me go
UB40......... Every breath you take...
Kargo.....Yıldızlar ellerinde sevgilim...
The Engine Room....A Perfect Lie
Şimdilik aklıma gelenler bunlar ..Çoğu slow olabilir ama en sevdiklerim bunlar ; belki bu volume 1 olur sonra devamı gelir :)
XoXo JuVeNiL:):):):):):)
dedi
JuVeNiL
zaman:
21:43
Etiketler:
arşiv,
bülent ortaçgil,
faithless,
jason mraz,
JuVe Olay Yeri,
müzik,
şarkılar,
şebnem ferah
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
