Bu facebook olayı ilk "ilkokul" arkadaşlarımızı bulma bahanesiyle çıktı ya, bir akım herkes herkesi buldu,ya sonra? Bulduk da ne oldu:) Çok farklı olmasını hayal ettiğim kişiler ev teyzesi olmuş, hiç bulmasam hayallerimde kalsaydı dedim..
Sonra bir de şu var,aynı sınıfta olup sabah " günaydın"demeyen,sizi fb'dan ekleyen, siz de kabul ederseniz eğer bıdı bıdı dedikodunuzu yapan bir "dedikoducu" kalabalık var..
Dün "House" un 6.sezon 14.bölümünü seyrdiyordum, bir blog yazarı kadın,artık hayatını "blog" merkezli hale getirmişti, ne yapsa bloggerlara soruyor,ölüm döşeğinde elinde laptop hayati kararlarını blog takipçileriyle paylaşıyordu,özel hayat diye bir şey kalmamıştı zaten.. böyle delirmiş bir blog yazarını okumuyorum,genel olarak okuduğum kişiler benim gibi kendi hayatlarından örnekler veren,düşüncelerini paylaşan kişiler.
Sanal alemden arkadaşlık kurulur mu derseniz, eskiden, yumurta topuklu,elinde tesbihli kişilerleinternet buluşmadan önce daha kolaydı derim,hatta böyle edinilmiş arkadaşlıktan öte dostluklarım var..
Ama şimdi? Yüzyüze görüştüğümüz insanlar bile kendilerini olduğu gibi göstermiyorlar ki, çok fazla asosyal insan varken ülkemizde,yalan dolanla sizi kendine bağlamak isteyen o kadar fazla ki;ama aralarından özellikle bloglardan ayırt edebiliyoruz iyilerinden,olmuşlarından:)
Burda kimliğimi açıklamama sebebim benim çok mühim olma çabam değil,aksine kim olduğum önemsiz "yazdıklarım" önemli diye altını çizme çabam..
Böyle yazan yazarları daha çok seviyorum..
bu benim kişisel görüşüm tabi..
Bu da öylesine bir sanal dünya yazısı
ve tam da şu anda bitti!:)
J.
