ferhan şensoy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ferhan şensoy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ağustos 2010 Salı

Dipnot


*Hava sıcak ya ,annem eve klima da aldırmadığından, ceyran yapar hasta olunur diye en dıştaki tek camı açtığından, sık sık sahil kenarında oturup,çay içip,dergi okuyup,muhabbet ederek geçiyor zaman. 
Bu zamanlarımızın çoğunu da eskiden oturduğumuz yere yakın, kuzguncukta geçiriyoruz. Geçenlerde ordaki ünlü balık restaurantının  sigara yasağı yüzünden başına gelenleri öğrenince, tam "Türk usulü" diye geçirdim içimden.
Malum kapalı yerlerde sigara içme yasağı var ya,herkes kapının önüne çıkıyor,efendim balıkçıdan bu bahaneyle çıkıp fıyıyormuş müşteriler.. Sizce de tam Türk usulü değil mi olanlar?

                                 

*Efendim, malumunuz bayanlar pek futboldan anlamaz derler..Ben şu kadar açıklayayım, ofsaytı biliyorum, futbol programlarını seyretmeyi seviyorum, özellikle yatmadan önce güzel oluyor, maçları da seyrederim, öyle fanatikliğim yoktur.İşte futbolla aramdaki olay bu. 
Erman Toroğlu ve Ahmet Çakar, Reha Muhtar'la beraber futbol yorumu yapacaklar anladığım kadarıyla Kanal Türk'te, akşam biraz seyredeyim dedim, ikisi de birbirini beğenmiyor, biri diğerine zamanının karasısın diyor,gidip de penaltı atılacağı zaman kalenin arkasına geçip de fotoğraf çeker gibi durmanın mı diyor.. 
Noluyo ya? Reyting için çizgi çekip en uzağa ben işerim yarışması yapacaksınız artık,noluyo? 
Demiyorum ki ," bir pozisyonu 50 saatte değerlendiremiyorsunuz, hakem o an napsın "filan.. Orda bunlar konuşulmuyor zaten, ben daha iyi hakemim,yok efendim ben daha iyiyim, yok sen şöyle yaptın, yok ben böyle ettim.. 
Malum ramazan ayındayız,ramazanın ve çocukluğumun en güzel simgelerinden biri "Hacivat&Karagöz". Artık ben bunlara modern zamanın gölge oyuncuları diyorum.. 
Yorumu sizlere bırakıyorum. 

*Şimdi yeni tartışma Gossip Girl taklidi mi diyim esinlenmesi mi diyim ne diyim bilemediğim kimsenin seyretmediği ;ama herkesin rujunun tonuna kadar bildiği "Küçük Sırlar" dizisi. 
Yok yok, ben herhangi bir yorumda bulunmayacağım, her akşam tnt'de yayınlanan House tekrarlarını seyrederken,bizim ülkemizde çekilemez de , velev ki çekildi , kim oynasa 10 numara olurdu diye öööyle sıcaktan delirdiğimden olsa gerek bir düşünce aldı beni, sonra buldum, "Ferhan Şensoy" dedim, oynasa kesin o oynamalı,başkası da oynarsa olmaz dedim.. 
Ben  öyle uygun gördüm.. 

  


J.

23 Aralık 2009 Çarşamba

Bugün

Bugün evden çıkasım yok,
telefonu açasım yok.
Rakımız var ,içesim yok.
Acelem var koşasım yok... (Dörtlük Ferhan Şensoy'un Ferhangi Şeyler oyunundan alıntıdır.)

........
Bu 4lüklere ilaveten,
sınavım var,çalışasım yok.
filmlerim var,izleyesim yok,
spor yapasım var,enerjim yok,
meraktan ölmek var kitap nolcak diye,okuyacak zaman yok,
aslında işime gelen şeylere hem enerjim,hem zamanım,hem yapasım var..
itiraf edesim yok!

12 Ekim 2009 Pazartesi

Bir film,bir oyun..

Efendim merhabalaaar,
Size geçenlerde demiştim bizim okulda öğretmenlik hakkı verdiler fen-edebiyat fakültelerine diye.. İşte formasyon için ders alıyoruz, maalesef bu dersleri cumartesi gününe koydular.. Bir sürü söylene söylene gidiyoruz mecbur, napalım.. Bu cumartesi de söylene söylene, hatta oldukça söylene söylene gittikten sonra ardından taksime gittim,  
ya yaşlandım ya artık kalabalıktan iyice nefret ediyorum bilmiyorum, ne baktığımdan bir şey anladım, ne gezdiğimden;ama fötr şapka satan atlas pasajında ki "bay şapkacı" indirime girmiş,oyuna yetişeceğim diye bakamadım,en kısa zamanda gidip alacağım!
.




Oyun demişken, size demiştim bu sezon açılışını Ferhan Şensoy 'un "2019" adlı oyunuyla yapmak istiyorum diye,
oldukça başarılı bir oyun başta bunu söylemeliyim;ama ben şahsi fikrim olarak şunu belirteyim Ferhan Şensoy'un tek kişilik oyunlarını daha başarılı buluyorum..
2019, sene 2019 Türkiye'de herkes çarşaflı,cüppeli gezmektedir,Atatürk resmi evinde olanlar bile tutuklanıp götürülmektedir, Mustafa ve Kemal adlı iki arkadaş -ki Cumhuriyet yanlısı olmaları dışında başka hiç bir ortak yanları yoktur- bir binanın altında kendilerine yemek stoğu yaparak hayatlarının geri kalanını hiç değilse kendi küçük "Cumhuriyetleri" içinde bu geri kafalılığa boyun eğmeden geçirmek niyetindedirler..
Seyri zevkli bu oyunu gidip görmenizi tavsiye ederim..


Sonra bir pazar miskinliği ile evde sürünürken uzun zamandır biriktirdiğim güzel filmlerden birini seçelim de seyredelim dedim, "State Of Play" 'i koydum dvd oynatıcıya..

Filmde oldukça güçlü isimler rol alıyor, başrolleri Ben Affleck ve Russel Crowe paylaşıyorlar..
Hani bir film seyredersiniz, bu işi yapsam ben de böyle olmak isterim dersiniz, öyle bir gazeteciyi canlandırıyor Russel Crowe..
Bir cinayet serisiyle başlıyor film, ilk dakikada sizi amanın nolcak dedirtiyor, bir vekili canlandıran Ben Affleck, bir yolsuzluğun başındayken hem yardımcısı hem de ilişkisi olan kızın da öldüğünü ya da öldürüldüğünü öğreniyor.. Vekil ve gazeteci ve de vekilimizin eşiii tee üniversite yıllarından beri arkaştırlar, gazateci bu işin ucunu kaçırmak istemez ve çaylak gazeteciyle birlikte bu sağlam haberin peşine düşer, başına da gelmedik kalmaz diyim daha da uzatmim..
Film beğeni notun nedir derseniz ben beğendim,sadece biraz fazla uzatılmış geldi;ama seyri güzel.. Tavsiye ederim..

Arkadaşlıklar önemlidir benim için,en önemlileri de eski olanlarıdır, bizim lise gurubumuz  oldukça farklı yerlerde insanlar olmamıza rağmen -biri bursada öğretim üyesi, biri almanyada kimya doktorası yapıyor biri de portekiz de .. - biraraya geldiğimiz zaman sanki daha geçen hafta görüşmüşüz gibi hemen lise sıralarımıza döner, güler, biribimizi dinler ,en yakınlarımızı görmenin keyfini yaşarız;ama işte o kısa zamanlarda anlatamıyoruz her şeyi, aynı benim bu blogu açmamda ki başlıca sebeplerde olduğu gibi, almanyada ki arkadaşım bir blog kurdu..
Arayı kapatmak,gördüklerini paylaşmak ve daha bir sürü şey için.. Siz de görmek isterseniz ne yapıyor acaba diye, ne görmüş neler yapmış,ordan bize neler anlatacak diye işte size onun blogu...

Bugünlük bu kadar...:)


J.

17 Ağustos 2009 Pazartesi

JuVe Olay Yeri: Ferhan Şensoy







Takip ettiğim şeylere çok bağlıyımdır ve çoğu oldukça eskidir.. Bunlardan bir tanesi de çocukluğumdan beri takip ettiğim (tabi ki annemin sayesinde ) Ferhan Şensoy'dur.. İlk hangi oyununa gittiğini hatırlamıyorum bile ;ama hemen her oyununu görmüşümdür , hemen hemen bütün kitaplarını okumuşumdur.
O kadar eski ki onu takbim, bir gemide yaptığı tiyatro (içinden dalga geçen tiyatro) oyunu "Seyircili Seyir Defteri" o zaman bana çok mükemmel gelmişti; ama çocuk aklımla herhalde var böyle tiyatrolar daha ki beni sadece buna getirdiler dedim, meğer yokmuş:)
"Düş bükü","İngilizce bilmeden hepinizi i love you","gün deste","afitap'ın kocası istanbul" en eski çocukken okuduğum kitapları.. Düşbükü'nü kaç defa okudum, o "uyuz" olduğu hikayeyi kaç kere katıla katıla güldüm hatırlamıyorum.
Yenilerden -pek yeni sayılmaz ya- "oteller kitabı","falınızda rönesans var","kalemimin sapını gülle donattım","rum memet","karagöz ile hacivat" kitapları arasından hayatının gençlik-orta yaş dönemine kadar ki kısmını anlattığı ve en kısa zamanda 2. kısmını beklediğim kitabı kalemimin sapını gülle donattım ayrı bir yere sahip gönlümde.. En son bitirdiğim "hacivat ile karagöz" ise hem güldürdü hem yüreğimi burktu..
Ferhangi Şeyler oyununu replik unutursa tamamlayacak şekilde biliyorum ve size bir küçük not (annem öldürcek beni) ; geçen sene Ferhangi Şeyler'i seyretmeye gittiğimizde senelerdir annemin mektubunu okuyan Ferhan Şensoy halen annemin kendisine bir olay sonrasında yazdığı mektubu okuyor sahnede.. :) çok güldük abimle ..
Herkes sevmiyor Ferhan Şensoy'u bilirim, nedense itici gelir; ama benim fikrim kendine has yazım tarzı,anlatımı, tiyatroya olan aşkı ve muhalefetçi tutumu karşısında kendisini her oyununun sonunda olduğu gibi ayakta alkışlıyorum..
Yine oyunlarından şu anda oynadığı ve mutlaka gitmeniz gereken, yeni oyun döneminde de sahneleyeceğini tahmin ettiğim "Fername" .. Fername'de çok güleceğiniz kadar, en sonunda ağlayabilirsiniz de.. Ferhan Şensoy'un günümüzde teknolojiye karşı tutumu, kredi kartları, borçlar, ülkemizin siyasi durumu ile ilgili çok güzel anlatımı olan oyunda,babasına mektup yazdığı ve "artık günümüzün gazetesini okumaya içim el vermiyor, içim açılsın diye 1940'ların Cumhuriyet gazetesini okuyorum" dediği kısım.. Ben bir defa daha gitmeyi planlıyorum bu oyuna..
Ve yeni oyunu "2019".. Konu , yıl 2019 ve ülkemizdeki durum,yaşam.. Buna henüz gitmedim , bu sezonun açılışını bununla yapmak istiyorum,açıkçası kışı en çok da iple çektiğim kısmı tiyatro sezonunun açılacak olması.
Eğer önyargılarınızdan dolayı seyretmediyseniz,okumadıysanız bir kez deneyin derim.. Mutlaka Fername ile başlayın Ferhan Şensoy serüveninize ve üzülmeyin sonradan keşke daha önceden takip edebilseydim diye..






Sevgiyle,J.
Related Posts with Thumbnails