11 Ocak 2011 Salı

♡Hayalgücü♡

stopmotion tekniği ile çekilmiş bu minik filme bayıldım, sabahımı neşelendirdi, sizin sabahını, gününüzü, her ne anda seyredecekseniz o anınızı neşelendirsin diye paylaşıyorum..
Uyuzcadı, buna bayılacaksın, biliyorum:)

SHE EXPLORES SHE COLORS /

9 Ocak 2011 Pazar

CSI hafta sonu!

Blogun ismine yaraşır bir yazı olsun bu..
Bir oyun, bir dizi haberi..
CSI  severlere müjde efendim, CSI:NY yeni sezon bölümleri ile CNBC-e ekranlarında.. Her Pazartesi, saat:21'de..

7.sezonda bazı değişiklikler var dizide, bildiğim kadarıyla Detektif  Bonasera rolüyle 6 sezondur tüm olayların çözümünde önemli bir yere sahio olan  Melina Kanakarades diziden ayrıldı..


Yerine gelen kişi House severlerin bir çırpıda tanıyacağı bir isim : "Sela Ward" .. Heh! Tanıdınız di mi şimdi bir çırpıda:) House'un evlenmelerden döndüğü, belki hayatta yaşadığı tek aşkı  avukat hatun diyince aklınıza gelir bence:) Bir de aşağıdaki fotoğrafa göz atınca jeton düşmüştür:)




Belki gene gelir Bonasera; ama ilk bölümden sevdim ben yeni dedektifi.. Yeni bölümleri iple çekiyordum, dönüşü güzel oldu dizinin onu söyliyeyim..


Sonra yeni bir oyundan söz edeceğim size.. "CSI: Crime City" Facebook üzerinden oynayabileceğiniz bu oyunda, gidiyoruz delilleri topluyoruz, bulduğumuz delilleri laboratuvara bırakıyoruz, sonuçların çıkması için bekliyoruz, paramız oldukça kullandığımız aletleri ve laboratuvardaki malzemeleri yükseltiyoruz ki daha çabuk sonuç alıyoruz, sonra masamızı, duvarlarımızı filan da düzenleyebiliyoruz..








CSI severler için oynaması güzel bir oyun; ama çok da bir şey beklemeyin:)
Oynasan oynanır yani:) o kadar..


Bu haftasonunda hepinize iyi seyirler ve iyi oyunlar diliyorum..
Hava çok güzel.. Bence dışarı çıksan çıkılır, fotoğraf çeksen çekilir, köpeklerle oynasan, yerlere yatsan, sevgilinle ele ele tutuşup sahilde gezsen gezilir..

Bu "yapsan yapılır" kalıbı da "Mesut Süre" den:) Dinlesen, her sabah dinlenir..
Görüşürüz..

J.

5 Ocak 2011 Çarşamba

JuVe ile diyaloglardan bir kuple..



*Gecen hafta ateslendim, baya ise gidemedim filan. Annecim gledi, hemen tavuk corbasi filan yapti.. Evimizde salonda gelen herkesin bizden cok kullandigi bir spor aleti var, eliptik ya da step seklinde kullanabiliyorsunuz. 60 yasindaki minnos annem, o sigara icen bunyesiyle cikti ustune, " spor " yapmaya basladi.. Sonra yoruldu.. Evde kimsenin ustune oturmadigi - artik bizde degil zaten- lazboy koltuga - bilmeyenler icin link- oturup dinlenmesini soyledim anneme..

JuVe : Anne yoruldun bak, lazboy'a otur, cek onu dinlen istersen..
JuVe'nin Annesi : - nefes nefese- yok yok , istemiyorum lazi, kurdu.. birak beni, aman...
'bu annemin lazboy koltuk icin olusturdugu yeni bakis acisi'...

*Cesar Millan- kopeklere fisildayan adam- la ilgili bir suru yazi yazdim simdiye  kadar.. Kendisini ve kopekleri cok sevdigimi duzenli okuyucularim bilirler..
Annemle aramizda gecen diyalogu anlatmak istiyorum cok kisa..

JuVe: " anne, ben gittikten sonra da Cesar'i seyretmeye devam ediyor musunuz?  Begeniyor musun? cok tatlilar di mi... vs..

JuVe'nin Annesi : "yok kizim seyretmiyorum artik.. hep ayni sey... gel kucu kucu.. git kucu kucu.."


-kopekleri egiten adamin belgesel programindan ne bekliyorsak:) gel kucu kucu, git kucu kucu annemi tatmin etmiyor demek..-

* Bugun sabah sevgilimle radyoda 'rabarba- mesut sure' yi dinliyorduk yine, Carsamba gunleri bir dinleyecilerini konuk olarak programlarina cikartmaya basladilar..
Konuklari yurt disinda cok bulunan biriymis, nerden geldi laf tam hatirlamiyorum, cocuk "namaste" dedi..
Ardindan sevgilimle aramizdaki diyalogu size aktariyorum:

JuVe: " canim, namaste ne demek biliyor musun? " ( hemen bilgimi satacagim; ama bilgimi satmaktan ziyade , cok hosuma gittigi icin paylasmak var icimde )
PG : " napiyorsun demek.."
JuVe: "yok canim, namaste; icimdeki tanri, icindeki tanriyi selamliyor demek"
PG: " tamam iste, merhaba demek"
JuVe: :SSSS

bu da olaylara bakis acisidir bence.. :)

Icimdeki Tanri icinizdekini selamliyor:)
Gorusuruz

J.

sonradan aklima geldi, yaziyi da bitirmistim.. bu da ekstra hikaye olsun.. bugun esi askere giden arkadasima ' benim de kuzenim nato askeriydi' diyecegime ' benim de kuzenim nasa da askerdi dedim.. hic bozmadim hatta devam ettim.. "marslilarla savastilar bir sure" :)

hadi bay:)

31 Aralık 2010 Cuma

MMXI


"hayattan, hayallerinden, istediğinden bahset.. 
düşünden, düşündüklerinden hepsi olmuş farzet!".. 

J.

20 Aralık 2010 Pazartesi

"Dünyanın her yerinde soruyu halk sorar, cevabını hoca verir!?"

Sabah işe giderken, sevgilimle rock fm, rabarba programını dinliyoruz, oldukça eğlenceli bir program..
Her sabah bir soru soruyorlar eğlencelik, izleyiciler de katılıp kısaca cevap verip programdna ayrılıyorlar, öyle uyuz uyuz, vıcık vıcık lafı uzatma yok, çalan şarkılar da süper..
Neyse..konuya gelelim.. Geçen gün şunu sordular "bulunduğunuz yaşta neyi bir daha asla yapmam dersiniz?!" ben de düşünmeye başlamıştım,aradan 2-3 dakika geçti, sevgilim senin neyi asla yapmam diyeceğini biliyorum dedi, "neyi" dedim ve cuk diye lafı yapıştırdı "okula gitmek"..
Evet, büyük konuşmayayım, hala okumak istediğim, yüksek lisansımı yapmak hayatımın anlamı olan bir bölüm var.. Adli tıp.. Ama.. Ama şu aşağıda gördüğünüz tarz öğretmenler yüzünden, artık okumaktan soğudum..



Recep ivedik karakterini sevmiyorum, genelde iğrenç buluyorum şakaların; fakat bu bölümde söylediklerine katılmamam elde değil açıkçası..

Bir arkadaşım var.. 17 yaşında.. çok afedersiniz çocukcağız eşekler gibi ders çalışıyor, sınavlar ortak yapılıyor, o kadar çalışmaya çocuklar kalem kıpırdatamıyor sorularda, yapamadıkları soruları cevaplamıyor hocalar.. Tam anlamıyla yukarıda dediği gibi "kendi fantazilerine göre sorular soruyorlar..."
Ben de çok gördüm, kendi kaprislerini tatmin etmek isteyen öğretmenler yüzünden vazgeçtim, bıktım hatta panik atak oldum...

Her öğrenci 100 alacak değil ; ama hepsi zayıf alınca nası bir tatminkar duygu oluşuyor hocalarda merak ediyorum.. Bu yazımı okuyan ve bu tarz davranan öğretmen ve adayları varsa, bu olayın sonunda dersten, çalışmaktan, emek harcamaktan bıkıyor öğrenciler.. Başka bir şey olduğu yok..
Çalışmaktan bıkmış öğrencilerin neler yaptığına, ne yönlere kaydığına dair başka bir yazı da yazabiliriz tabii..

J.

15 Aralık 2010 Çarşamba

Bedtime stories with a coder husband..


Gecenin bir yarisi, uykumun en orta yerinde sevgilimin su sesiyle uyaniyorum:

PG:" Askim, onu oyle yapma!"

Uyandim, bakiniyorum, yorgnain hepsini ustume mi cekmisin? yok.. Cogunlukla yaptigim gibi yatagin 9/10 nda mi yatiyorum? hayir... Bir yerini mi acittim acaba diyorum gece farketmeden.. 

JuVe : " Neyi napmim canim?"

PG: " Hayatim, onu oyle yapma!"

Cok da israrli soyluyor.. Tekrar etrafima bakiniyorum, uykumda napmis olabilirim ki.. 

JuVe:" Nedir o canim? neyi napmim"

PG:" O kodlar oraya sigmaz, sisirme orayi.. Oyle yapma onu!" 

Is kolik yazilim muhendisi sevgilim, ruyasinda benim kod yazdigimi goruyor, orda bile bana muhalafet olup, begenmiyor..:) 

Love u my lovely lamb:) 

J. 


11 Aralık 2010 Cumartesi

'mi$' gibi yasamanin haberi...

Ise gidip gelince, bir de mesai saatiniz benim gibi sabah 9 aksam 7 ise, eve gelip, yemek yiyip, kenara oturana kadar en az 8.30'u buldugu icin ister istemez haberleri kaciriyorsunuz..Acikcasi bu durumdan rahatsiz degilim, sadece sabah kahvaltimi ederken sabah haberlerine goz atiyorum, belli ciddi internet sitelerine goz atiyorum, boylece gerekli gundemden uzak kalmazken, bos, uzucu ya da artik gormekten biktigim haberlerden ve magazinsel habercilikten uzak kaliyorum.. Tabii bazen, - arsenikte yasayan bakteri haberi gibi- cok onemli seyleri onemsizmis gibi! gosteren bazi haberlere de gozum takilmiyor ve sinirden kudurmuyor degilim.. NASA'nin yesil, kel.koca kafali, 4 parmakli ufolarinin haberini mi bekliyorsunuz.. Bekleyin o zaman..
Sinir bozucu siyasetciler de uzagimda cok sukur..
Da konu o degil..
Ayse Arman turban takarak, turbanlilarin cok olmadigi bolgelere ve minicik etekler giyerek turbanlilarin degil hatta radikal gruplarin cok oldugu bolgelere gitmis, iki kutbun birbirine durusunu guyaa anlamaya calismisti..


Simdi de obezlerin sorunlarini anlayabilmek icin, makyajla bir obez olmus! ve onlarin neler hissettigini anlamaya calismis!

Kendisinin bu ''haberi'' uzerine Kaan Sezyum'un 9 Aralik persembe gunu yayimlanan "penguen" dergisindeki yazisini aktariyorum:

"Haftanin rezaleti Ayse Arman'in 'ne yapsak da konusulsak' diyerek makyajla obez kiligina girmesiydi. Ayse Arman daha 1-2 ay once de tasarim ayakkabilar ve elbiseler icinde Afrika'da ac cocuklara seker dagitmis ve 'utanmayi Afrika'da kesfettim' diyerek yaninda kolyelerini singirdatmisti. Simdi de obez kiligina girip, 'obez gibi' yasamaya calismis. Buradan Ayse Arman'a 2 oneri: 
1.GAZETECI KILIGINA GIRIP, ayda 1000-1500 liraya bir yasamayi denesin.
 2. Ondan basari saglarsa da bir sure insan kiligina girip insan gibi yasamayi denesin.
Bu ne ya ,' iki sisman bir asansore sigiyor; ama 3. biri binerse felaket oluyor! kapi kapanmiyor' diyor AA.


Kaan Sezyum


Eline saglik Kaan Sezyum...
Yorum sizin..

J.
Related Posts with Thumbnails