panik atak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
panik atak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mayıs 2010 Salı

Rüya...

Son bir kaç gündür çok süper değildim,stresten sanırım,panik atak" naber "dedi.. Ben de "gidersen daha iyi olurum" dedim kendisine..
Sonra düşündüm, neden böyle olduğunu;çünkü klasik panik ataklılar gibi davranmıyorum, o benle inatlaştıkça ben de onla inatlaşıyorum.. Dişe diş,kana kan..

Sebeplerini düşündüm, sevgilimle mutluluğumuzu tamamına erdirmeye az kalmışken, okul bitmesine günler varken,neden dedim..
Tüm bu zorlu eğitimin ardından,beni strese sokan bu işi yapmam belki de diye akşam mutlu ettim kendimi..
Daha yeni iş görüşmesine gittim, 3 senedir iş verenlerde bir tavır değişimi olmamış,anladım..

Sonra gece bir rüya gördüm,sabah mutlu mesut uyandım, amerikaya gitmişiz, tarlaların arasında atları sevdim,
sonra deniz kıyısına gittik,sonsuz bir sahil gibiydi, bir baktım ne çıksın karşıma! Ornitorenk!
Ornitorenk de ne ki? diyenlere aşağıdaki resimdeki,nadir bulunan hayvan..
Dedim bu ne arıyor burada, durdu,poz verdi, sonra med-cezir oldu sular gitti, sonra hemen geri geldi pırıl pırıl sular..
Ohh dedim.. Sonra uyandım..








Üzgünüm panik atak, git kendine yeni birisini bul uğraşacak.. Ama bulma;çünkü en sevmediğim kişilerin bile yanına gitmeni  istemem, kaybol git..


J.

9 Mart 2010 Salı

JuVeFoBia

Aslında çok fobisi filan olan bir insan değilim;ama panik atak durumundan sonra daha bir kendimi dinler oldum sanırım..
Herkesin eline koz vermemek ve insanları da rahatsız etmemek için çok rahatsız olsam da bir şeyden belli etmemeye çalışım,bu bazen alıp başını gidiyor, öyle ki o içki içip kustuğum akşam kusana kadar kimse ben de bir gariplik olduğunu anlamamış,kustuğumda çok şaşırmışlardı..

Ama her zaman öyle olmuyor işte:D
Şöyle bir fobim oluştu,eskiden yoktu,depremden sonraya bağlıyorum bunu, gemi,vapur sallandığı zaman şu kedi gibi oluyorum aynı,gerçekten hiç abartı yok!
Eskiden fırtınalı havada istanbul-avşa denizotobüsünü herkes tuvalette geçirirken ben hiç tınmadan gidip gelirdim..
Alt beyin değişik bir şey işte,depremden beri biraz sarsıldığında tırsak bir kedi oluyorum..

Zayıf tarafınızı belli ederseniz ne mi olur peki?
Sabah evden çıkarken abiniz size şöyle der ve bütün ev halkı güleeeeer güleeeeer:
"Karşıdan karşıya dikkatli geç, vapura binince de can yeleğini giymeyi unutma!"


Başa gelen çekilir...

Tırsak J.

13 Şubat 2010 Cumartesi

"Hipnozcu"

Geçenlerde Nilo okuduğu kitap "Hipnozcu" üzerine bir yazı yazmıştı, ben kitabın yazarı Richard Bach'ın Martı'sını okumuştum ortaokuldayken, Martı Jonathan'ın hikayesi çok etkilemişti beni,bir şeyleri elde edebilmek için gereken ne duygu varsa o Martı sahipti hepsine..

Seneler sonra "Hipnozcu"'yu gördüm,Nilo'nun yazısını okudum ve evvelsi gün aldım kitabı,pırt diye bitti,aslında çok da çabuk bitmedi, kitabı okurken okurken düşüncelere dalmış buldum kendimi..

Ben öyle Saba Tümer tarzı "aamaaan gülelim,eğlenelim pozitif olalım" pozitif düşünme felsefesinde değilim,
daha çok beynimizi neye eğitirsek bunun karşılığı alırız tarzı "pozitif düşünme" felsefesi uygulayıcısıyım.
Noetik biliminde ispatlandığı üzere artık düşüncenin bir ağırlığı olduğu ve bunun "ölçülebilir" etkileri olduğu gayet net.

Hipnozcu'da insanın yaşamı boyu yapamayacağı ya da yapabileceği ne varsa bunu kendi başardığı,kendi düşünce gücüyle bunu negatif ya da pozitif ket vurduğunu anlatıyor.
Buna tamamen katılıyorum,özellikle panik ataktan kurtulmuş biri olarak,başıma herhangi bir şey gelmeden 100 tane kötü senaryo için alternatifler düşünen biri olarak-artık bıraktım- ayağıma ne pranga vuruyorsam bir çoğunu peşine takarak önüme serdiğini gördüğüm için "kendimi görünmeyen duvarlar ardına hapsettiğim"i fark ettiğimden beri "olumsuz önermelere" kendimi kapattım.

Hipnozcu öyle "pozitif düşünelim,aman efendim lay lay,loy loy" kitabı değil,bir hikaye kitabı.. 
Bir pilotun, hiç uçak kullanmamış bir kadını zor durumda kaldığı için ona telkinler vererek o uçağı yere sağ salim indirebileceğine inandırıp,bunu başarmasını sağladıktan sonrasıyla ilgili bir hikaye kitabı.. 

Beni durup durup düşüncelere boğan bir kaç alıntı kitaptan;

*inandığım şeyleri hiç sorgulamadım! çok uzun zaman önce kendimi inandırdım ve bir daha asla sorular sormadım.. 

*yoksulluk,yalnızlık,hastalık,savaş,kaza,ölüm.Bunların hepsi terörist.Her biri KORKMAMAYI seçtiğimiz anda güçsüz!

*dünyanın sana sunabileceği zamanın tamamını kullan ve lütfen bunun ne anlama gelebileceğini düşün!

*Çekim Yasası:Kalıcı şekilde görselleştirdiğimiz her şey,düşüncelerimizde sabitleştirdiğimiz her şey er ya da geç deneyimlerimizde gerçeklik bulacaktır..

*bir tarafı dehipnotize numarasını uyguladığını biliyordu, diğer tarafı işe yarayıp yaramayacağını merak ediyordu.Ve çok şaşırmasına rağmen yaradığını anlıyordu.

Bach'ın Martı'sı başka güzeldi,onu tam zamanında okuduğumu düşünüyorum,sanki Martı'yla büyüyen birinin yaşamında yol rehberi 2.bir kitap hipnozcu... 

İyi okumalar:)

J.

31 Ağustos 2009 Pazartesi

Panik Atak...


bu yazıyı yazıp yazmamayı uzun uzun düşündüm, ta ki evelsi gece en yakın arkadaşlarımın telefonuna kadar..


En baştan başlayayım, 2008 mayıs ayında okuldan dönüyordum, oldukça stresli bir okul dönemi geçirdim;çünkü geçiş yaptığım için, kural olarak eğer geçiş yaptıgım sene bütün dersleri veremezsem okuldan atılma durumum vardı, bunun yanı sıra 2 seneyi bir alıyordum..Stres boğazıma kadardı;ama olay günü birşey yoktu.. Dersten çıktım,derste çok bunalmıştım;ama kim bunalmıyor ki? tramvayda bir mide bulantısı oldu,fenalık geldi.. Sonra kabataşa kadar geldim bir şekilde, elim ayağım titriyor,üşüyorum,bayılcakmışım gibi ama bayılmıyorum..Biliyorum psikolojik anladım..4 saat sevgilimin beni almasını bekledim,öyle oturdum..Eve geldim;ama kalbimin atışları karşı siteden duyuluyor sanıyorum,kimseyi dinleyemeyecek ve konuşamayacak durumdayım..

Sonra geçti.. 1-2 ay sonra tekrar edince, psikiyatriste gittim;çünkü hissettiğim öyle bir şey ki sanki korktuğum ne varsa o an başıma geldi gibi hissediyorum, yani ilaç olarak doktor çişini içecen dese içicem öyle bir şey.. İlaç verdi doktor bana, geçti, zaman zaman çok sıkıldığım zamanlar oluyor, bunalıyorum,arada sıkıntı basıyor o kadar , delirmiyorum..
Evelsi gece en yakın arkadaşlarımla buluşmuştum, onlar sinemaya gitmeye karar verdi ben yol yorgunu olduğum için eve döndüm ..Gece bir tel geldi, "juve gözde çok kötü oldu sinemada, sanırım panik atak geçiriyor napalım.."Dışarı çıkarın biraz hava alsın,psikolojik olarak rahatlar acile götürün birşeyi olmadığını söylesinler dedim..Acilde de dışarı çıkarın biraz hava alsın demişler ve geçmiş..


Bu neden eskiden yoktu? Herşeyi ard arda dizerek bir solukta yapmak,birşeyleri yetiştirmek, hızlı yemek yemek,kalbimizin üstünde bir taş oturuyor gibi hissetmek.. Eskiden neden yoktu da şimdi var bu tuhaf şeyler..


Yeni öğrendim, insanlar bir alışkanlıktan uzaklaşmak için yerine yenisini koymalıymış, ne kötü huyunuz,uzaklaşmak istediğiniz olayınız varsa yerine bir uğraş koyun, ben öyle yaptım.. İlaç çok gerekmedikçe almayın..Benden nacizane tavsiye. .


Sevgiyle,J.
Related Posts with Thumbnails