*Rahmetle andigim Kazim Koyuncu'nun anisina su linkteki muzik esliginde okuyabilirsiniz yazimi..
Filmin en hayran kaldigim sahnesiyle acilisi yapmak istedim yorumlarimi yapmadan once..
Uzun zamandir bekliyordum filmi, Al Pacino, Jack Nicholson, Anthony Hopkins, Brad Pitt oynasa ve Tarantino, Spielberg, James Cameron filmi cekse nasil bir heyecan duyacaksam, ayni hatta daha fazla heyecan icinde..Kimsenin gidip de, iyi kotu yorumlarinin etkisi altinda kalmadan seyretmeye karar vermistim..
Carsamba'dan aldim biletimi, gelmek isteyebilecek tanidiklarima kisa bir sorgu sual yaptiktan sonra, belki diyen annemin dusunmesini beklemeden, ona sonradan bilet almayi goze alarak aldim biletlerimi..
Roportajlarini okumustum, ''katil kim'' diye takilmadan izlesin izleyici,tadina varsin diyorlardi; ama filmin icerginde de laf carptirdiklari! gibi ''sonunda katilin kim oldugu belli olmayan bir kitabi kim okumak isterdi ki!''
Ilk bir kac dakika gozum Cem Yilmaz'a alisamadi; sanki bir espri patlatacak ve bizi yine cok guldurecekti.. Evet, espri patlattigi yerler oldu; ama salondaki bir takim beyni kit seyirci toplulugunun verdigi tepki gibi, devamli gulunecek bir durum yoktu ve Cem Yilmaz ''deli idris'' karakterini cok basarili bir sekilde oynadi. Idris'in tum sinirli,heyecanli, eglenceli, ici icine sigmayan karadenizlinin duygularini tam icimizde hissettik..
Yillarin tecrubesi ile hareket eden, emekliligine bir adim kalmis, kucuk; ama mutluluk verecek huzurlarin hayalini kuran cinayet masasi polis komiserini canlandiriyordu Sener Sen..
Uzun uzun karakter tahlillerine yer vermek istemiyorum yazida, sozlukten filan bakabilirsiniz, envai cesidini yazmislar.
Ben cinayet, olay yeri film ve kitaplarini cok seven ve takip eden biri olarak yazacagim yazimi..
Cekimler mukemmeldi bir kere.. Tebrik etmek gerek yonetmeni..
Senaryo o kadar mukemmel degildi acikcasi, su bakimdan soyluyorum, karakterlerin ic yasamlarina donuk ara hikayeler mukemmel bir sekilde islenmisti; ama ozellikle ----icerik uyarisi: kol neden kesilmisti? kolun ic kismini cevirmesi icin diretti durdu komiser.. Ille ic kismini tirmalamasi gerekmezdi, sonucta herhangi bir yerini tirmalamis olabilirdi kolunun ust kismini, boynunu ya da herhangi bir yerini.. o kadar nufuzlu biri nasil oldu da doktoru sag birakti? herkesin kafasina takildigi gibi, battal'dan suphe duyduktan sonra, hemen her yerdeki mulklerini ogreneceklerdi, olayin gectigi yerde bir evi oldugunu ogrenir ogrenmez bulabilirlerdi.. su an bir cirpida aklima gelenler bunlar icerik uyarisi sonu---
Ayni tarza sahip yabanci film ve kitaplarda margarita icerler toplanip, cinayet masasi ekipleri.. Bizimkilerde bir meyhanede takiliyorlardi, hatta arada toplanip egleniyorlardi.. Ne kadar gercegi yansitir bilmem; ama ilk fotograftada goreceginiz bu sahneye ben bayildim, sahnede Cem Yilmaz'in performansi takdir-e sayan!
Cok duzenli, butik bir karakola sahipti filmdeki cinayet masasi.. Polise simdiye kadar cok sukur 1-2 kez disinda isim dusmedi; ama burdakinin uzaktan-yakindan ilgisi yoktu bulundugum karakollarla..
Biraz Amerikanvariydi bu bakima; ama gozume batmadi..
Bir ''eskiya'' degil belki film; ama ben cok basarili buldum filmi..
Seyredilir kesinlikle, ben seyrederken tum eksiklerine ragmen cok keyif aldim..
Siz de ozellikle bu tarz film ve kitaplardan hoslaniyorsaniz mutlaka seyretmenizi oneririm..
Cem Yilmaz, kendi kariyerinde cok onemli bir donemec katetti bence..
Sener Sen ve Cetin Tekindor gibi 2 ustadin performansina ise benim bir sey demeye dilim uzanmaz zaten..
Gidin gorun bence; ama sinema kulturunden git gide uzaklastigini gordugum insan grubuna kulaklarinizi tikamayi, CemYilmaz'i gorur gormez gulmeye baslayan tiplere kafaniza takmamayi kendinize telkin etmeyi unutmayin..
Iyi seyirler..
J.
sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Aralık 2010 Pazartesi
22 Kasım 2010 Pazartesi
JuVe Olay Yeri: "Prensesin Uykusu"
Bir Prensesten çok, Çağan Irmak'ın uykusu sanırım bu.. Ne hevesle gittim, ellerim boş kaldı diyerek çıktım..
Çağan Irmak'ın toplama pozitif düşünce kitapları ile, kendisine yöneltilen film eleştirileni ti'ye alarak film içinde cevap verdiği, eli değmişken biraz -başarılı! hakkını yememek lazım- animasyon ve çizgi-film geçişler yaptığı,
bomba gibi oyuncuların kendi oyunculuklarını tatmin ettiği bir filmdi..
Sevinç Erbulak ve Genco Erkal'ı hiç tiyatro sahnesinde seyretmemişse izleyici, filmde oyunculuklarına doyabilir..
Kaderin kadersizliği, bir şeyin -kötü bile olsa- olmasında o an üzülsek bile başka bir şeyin oluşması için iyi oalcağını anlatan pozitif düşünce kitapları vardır ya hani, bu kitapları sınıflandırın, en basit olanlardandı işte bu kitap!
Film konusundan bahsedeyim isterseniz özetle, bu kadar şiddetli eleştiriden sonra..
2 ev arkadaşı vardır, kuaför bir kadın ve kızının apartmanlarına taşınıp, kadının eski sevgilisinin eve gelip kıza bir tokat atıp, kızın komaya girmesiyle hayatları değişir.. Aralarında bir bağ oluşur, kızın yazdığı günlüğü tamamlarken uyandığında okusun diye, günlüğün içinde kızın tuttuğu dilekleri gerçekleştirmeye çalışırlar..
Çok gitmek istiyorsanı,z ben sizi engellemeyeyim; ama benim beklentilerimi karşılamadı film..
Sonuçta aynı salonda seyrettiğin kişilerden bir çoğu oldukça güldü, ben 1-2 sahne dışında pek gülecek bir şey bulamadım..
Çok daha güzel işlenebilir bir konu olabilirdi, dediğim gibi aynı konuyu çok daha farklı yansıtabilir, sıradanlıktan kurtulabilirdi.. O efsane oyunculara ve başarılı animasyon geçişlere yazık olmuş..
Bir de film sanki Redd grubunun tanıtımı için yapılmış, gereğinden fazlaca bahsedilmiş.. Sebebini anlayamadım.. Filmi izlerseniz ne demek istediğimi anlarsınız.
İçerik uyarısı:
Ekşi sözllükte okuduğum şu yoruma tamamen katılıyorum;
genco erkal arabada ölse, tam o sırada redd kızı öptüğü an kız uyansa ve film orada bitse kurşun yemiş gibi çıkardık salondan yemin ediyorum.
İçerik uyarısı sonu
J.
dedi
JuVeNiL
zaman:
21:20
Etiketler:
çağan ırmak,
film,
JuVe Olay Yeri,
sinema
6 Ağustos 2010 Cuma
"Baba-oğul-kutsal ruh"
Baba-oğul kısmına geçmeden önce, baba-çocuk kısmından,kendimden bahsetmek istedim, "babam" dan..
Şimdi ki çocuklarla babaları arasındaki gibi sıkı bir ilişkimiz olmadı babamla hiç şimdiye kadar; belki babamla aramızda çok yaş farkı olduğundan, belki onun yetiştirilişinden ,bilmem.. Belki de sevgisini gösterişinin farklılığından..
Hiç bir zaman karşı çıkmadı babam bana, şehir dışında okumaya karar verdiğim zaman dışında, sonra kabullendi, kararlılığımı ve planlarımı dinleyince ve kayıt yaptırmaya,kalacağım yeri seçmeye beraber gittik.. "
"Ben gidebilir miyim" demedim belli bir zamandan sonra, çok soru soran izin alan biri olmadım, sesini çıkarmadı, sadece "nereye" dedi..
Aldığım kararları sorgulamadı, her zaman destek oldu, kendince ve olabildiğince..
Hala kafa kafaya toslaşabiliriz,birbirimizi gıdıklayabiliriz,birden parlayıp 5 dakika sonra gülebiliriz,bir aslan ve bir boğanın inatçılığıla hala hareket edebiliyor olabiliriz, aslında "hala" değil, artık.. Yaşlandıkça başkalaştı..
Beraber parka gidip kaydıraktan kaydırdığı günlerle bu yaşlarım arasında bir boşluk var, belki anneye döndüğünden kızlar..
Bilmiyorum..
Babalarla oğullarının farklıdır ya aralarındaki ilişki.. Aslında ergenliğe kadar galiba bu süre..
O "anne-babayı" beğenmeme sendromununun geçmesine kadar. Sonra üniversite,kızlar,partiler,ayrı evler.. Derken kopuyor yavaş yavaş paylaşılanlar...
Nereden mi geldi aklıma, böyle yazılar "babalar günü" içindir değil mi genelde, bize kakalanmış o "önemli" günler adı altındaki safsataların altında yazılır.
Yok, bir kitap okudum, ondan yazdım..

Yazarın ergenlik çağındaki oğluyla gerçek hikayesi.. Oğlunun lisede notları düşüşe geçer, bunun sonucu oğluyla bir anlaşmaya varır yazar, oğlu okulu bırakabilir,bütün gün uyuyabilir,çalışmasına ya da kira ödemesine gerek yoktur;ama karşılığında haftada babasının seçtiği 3 filmi seyretmesi gerekmektedir.
Şu linkte ayrıntılarını bulacağınız üzere, benim de kitabı okumamdaki sebep içinde geçen filmlerle ilgili yorumlardı;ama bundan öte baba-oğul iletişimi,ergen problemleri, geçim sıkıntısı, bir ebeveyn olarak çocuğunuzun hayatına yön verme sorumluluğu,çocuğuyla bir çok konuyu hatta bazen onu rahatsız edecek konuları bile konuşması,cevap vermesi, yanlış yaptığında özür dilemesi,problemlere çözüm bulması.. Bunlar beni etkiledi, bir kez daha ebeveyn olmakla ilgili düşündürdü..
Kitapta geçişler biraz kopuk da olsa ,yazım hataları,çeviri saçmalıkları da olsa 2 günde pırt diye bittiğinden,merak ettiyseniz alın derim..
Kitabın adını ve yazarını verelim açık; "David Gilmouri -Film Klübü"
Beni etkileyen bir kaç diyalog kitaptan;
"- Oğul : "Lowry'yi okumak için yaşım çok mu küçük sence"
Zor soruydu.Hayatının bu döneminde ,o kitabı en fazla 20 sayfa okuyabileceğini biliyordum.
-Baba: "Ondan önce başka kitapları okuman gerek"
-Oğul: "Hangilerini?"
-Baba: "Üniversiteye bu yüzden gidilir"
-Oğul:"Üniversiteye gitmeden okuyamaz mıyım?"
-Baba:"Okuyabilirsin;ama insanlar okumazlar.Bazı kitaplar ancak zorla okutulur.Resmi eğitimin güzel tarafı budur.Normalde uğraşmayacağın bir sürü şeyi okumanı sağlar."
-Oğul:"Bu iyi bir şey mi peki?"
-Baba:"Sonuçta evet" "
Bizim üniversite anlayışımızdan çoğunlukla uzak olsa da,üniversite eğitimini çok güzel özetlemiş bir cümle bence..
"Baba ve oğlu aşk acısı üzerine konuşmaktadır,unutamadığı kız arkadaşı üzerine;
-Baba: "Sigarayı bırakmak gibidir, bir ay geçer sarhoş olursun..Bir iki taneden ne olacak dersin.İkinci sigaranın yarısında niye bıraktığını hatırlarsın.Ama artık tekrar başlamışsındır.Böylece on bin civarında sigara içtikten sonra aynen o ilk sigarayı yakmadan önceki noktaya geri dönersin..
-Oğul: "Ben sigarayı da bırakamam ki baba".. "
İyi okumalar..
Foto kaynak
J.
2 Ağustos 2010 Pazartesi
"itinayla beyne fikir ekilir"
Imdb'de daha şimdiden 9.2 puanı toplamış olması bile yeterli filmi seyretmek için bence..
Hemen seyretmem gerek dedim, herkes fikrini söylemeden,filmden soğutmadan ya da filme göre beklentilerimi gereğinden fazla yükseltmelerine ihtimal vermeden.
"Hem bu sıcakta sinemanın soğuğunda film seyretmekten daha iyisi mi var" diyeceğim;ama dişlerim takırdayacaktı nerdeyse, iyi ki hırkamı almışım yanıma!
Eğer "bilinç","bilinçaltı","astral seyahat" ,"düşünce gücü" gibi konulara meraklıysanız, film tam size göre.. Mükemmel çekimler, mükemmel geçişler.. Bir anlığına kopmuyorsunuz filmden.
Oyuncuların hepsi cuk oturmuş,oyunculuk performansları harika!
Filmde şu kelamlar çok güzeldi;
"Fikir virüs gibidir, bir kere yayıldıkça insan beyninden çıkarmak imkansızdır, fikir tohum gibi yayılır ,genişler"
Tamı tamına, cümlesi cümlesine bu olmasa bile hemen hemen buydu söylenenler.
Son zamanlarda seyrettiğim en iyi filmdi.
Matrixle,onla bunla,daha önce yönetmenin çektiği diğer filmlerle filan karşılaştıramayacağım..
Ama ekşi sözlükten bir yorumu paylaşmak isterim ;"film o kadar iyi değil,o kadar kötü değil. yine de bir iki boyut az koyup özet geçselermiş iyi olurmuş"
Bu bir cinayet romanı okurken baştan katili söyleseymiş de uzatmasaymış demekle aynı şey, seyredince siz de hak vereceksiniz.
Seyredin der, iyi seyirler dilerim .
J.
25 Kasım 2009 Çarşamba
"Something New"
Bu aralar bağışıklığım düşük sanırım,
kansızlık yine baş göstermiş olabilir,
dün eve geldim,biraz mide bulantısı ve baş dönmesi eşliğinde yatağıma bıraktım kendimi..
Akşam da erkenden yatacaktım, desperatehousewives'ın hemen arkasından..
Derken bir film başladı cnbc-e'de..
"Something New"" filmin adı..
Dur bakayım,bakarken uyurum diye uyku modunu kurdum 45dk'ya ..
Eneem ne mümkün uyumak,
Ailesi oldukça seçkin olan siyahi güzel (kendisini Nip/tuck dizisini seyredenler hatırlayacaklardır)
yeni aldığı evinde,tek başına,hırslı iş yaşamıyla dışarıya kendini kapatmış bir durumda yaşamaktadır..
Bir gün bir beyazla" blind date" diye tabir edilen,
bizde görücü usulü gibi olan bir buluşma ayarlar arkadaşları..
o kadar sinirlenir ki bir beyazla buluştuğuna ,
o kadar rahatsız olur ki, hemen oradan sıvışır işim var bahanesiyle....
Sonra bir arkadaşının partisindeki peyzaj düzenlemesine bayılır
ve bu düzenlemeyi yapanla tanışmak ister ..
Bilin bakalım kimdir bu muhteşem peyzaj mimarı?
Evet!tahmininiz doğru, görücü usulü buluştuğu
"beyaz"..
Ama beyaz adam inatçı çıkar,yine görmezden gelmesine rağmen siyahi hatun,
alır goldisini gider bahçesini düzenlemeye ..
Ne köpeklerden hoşlanıyordur kadın,
ne pat diye evine gelinmesinden,
ne de plansız programsız işlerden ..
***
Siyahların üzerinde olan baskıyı,
siyah-beyaz ilişkilerini,
ister siyah ister beyaz olsun
bir ilişkideki çevre baskısını çok güzel anlatıyordu film..
Filmden çok güzel bir kelam benden size;
"at the end of the day it's not about skin color or race. it's about the love connection: the vibe between a man and a woman.
Imdb:6,6 benden kendisine 7,5:)
iyi seyirler..
J.
14 Temmuz 2009 Salı
JuVe Olay Yeri: "Takip edilesi internet siteleri vol:1."
İnternette çok vakit geçiren biri olarak, çok geniş bir yelpazaye hakim olmasam da internet sitelerinden enteresan,işe yarar olanları takip etmeye çalışıyorum...Bunlardan bazıları hayranı olduğum bir sanatçının internet sitesi,bazıları bayanlara özel elbise,odur budur sitesi, bazıları bilgisayar oyunları ile ilgili, bazıları internette vakit geçirmek için takılınan siteler , bazıları da okuyup eğlenmek bağımlısı olmak için oluşmuş, -bu kullandığım son bazıları:)-bazıları da efendim diyelim işte internetten dizi çektiniz türkçesini bulamıyorsunuz ya da vaktiniz yok indirmeden hemen seyretmek istiyorsunuz işte bunları nerden bulabileceğinizi önereceğim siteler olacak...
- http://www.diziport.com/ ..... işte dizi seyredeceksiniz , indirecek vaktiniz yok buyrun tıklayın efendim.. alt yazısı filan içinde
- http://www.pcinema.org/ .... burası indirmeden film seyretmek için birebir;fakat görüntü kalitesi oldukça düşük .Ben bu siteyi filme tabiri caize bir baştan bir kıçtan bakarak değer mi değmez mi seyretmeye kararını vermek için bakıyorum
- http://www.imdb.com/... efenim bilmeyeniniz yoktur.. ama bakın kim kaç puan almıştır filmlerde
- hangi oyuncu nerde oynayacak..
- http://www.cizbakalim.com/ efendim kelimeleri çizerek anlatıyorsunuz odadakiler bilmeye çalışıyor, ya da onlar anlatıyor siz bilmeye çalışıyorsunuz oynaması çok zevkli bir oyun..
- http://www.redkaraoke.com/ karaoke yapmak için uzaklara gitmeye gerek yok, kendi evinizde kendi kendinize eğlenebilir ya da arkadaşlarınızla evinizde karaoke partileri yapabilirsiniz( niye eve bu kadar taktım bilmiyorum, ofiste ya da bahçede değil.. evde!)
- http://www.divxplanet.com/ film,dizi ne kadar türkçe altyazı ararsanız hepsi burda
- http://www.merlininkazani.com/ merlinin kazanı kaynar durur, ona bakmadan oyun alınmaz,oyun kaç puan almış,artıları neler,eksileri neler,hangi özellikleri ister , hangi platformlarda oynayabilirsiniz, beklediğiniz oyun ne zaman piyasada olacak hepsi burada...
- http://www.elfe.com.tr/ efendim nerde güzel etekler,elbiseler diyorsanız işte burda.. indirimleri de çok uygun ..
- http://www.limango.com.tr/ , http://www.markafoni.com/ ikisi de aynı mantıkla çalışan belli süreler için beğenilen markaların belli sayıdaki indirimli ürünlerini satıyorlar.. Yalnız bu sitelere üye olmak için davetiye gönderilmiş olmanız gerekiyor.. İsterseniz ben gönderirim mail atın:D
- http://www.jigzone.com/ bilgisayarda puzzle yapmak istiyorsanız jigzone tam size göre!
- http://www.oyunus.com/ ben scrabble oynamayı çok seviyorum, türkçe scrabble oynayableceğiniz yegane site , sadece scrabble değil, kelimetris,harfilo,kelime hazinesi,bulmaca,vb. oyunlar oynamak mümkün.
- http://www.tish-o.com.tr/ en sevdiğim internet sitelerinden biri.. 2 yıldır takip ediyorum, çok güzel t-shirtlerin yanı sıra artık bir sürü aksesuar da tasarlayabiliyorsunuz...
- http://www.theknot.com/ evlenecek kızlar,anneleri.. Müjde!:D burda çok ünlü modacıların hemen her türlü gelinliklerini bulabilirsiniz, ayrıca evlenecek çiftler buradan ajandaya girip bütün planlarını yapabilirler.. güzel bir site..
- http://sozluk.sourtimes.org/ o bir fenomen. en sevdiğim internet sitesi,açılış sayfam... ekşisözlük ü takip edin..ettirin:)
- http://www.uzmantv.com/ işte derler ya "uzmanına sormak lazım" burda sormuşlar.. bütününü de dinlemek zorunda değilsiniz konuşmanın.. Sorular gözüküyor tek tek,neyi merak ediyorsanız üzerine 1 tık yeter;)
- http://www.keyshowroom.com/ bu intersitesinde marshall boyanın katkılarıyla,efendim şu odaya şu boyayı sürsek nasıl olur, böyle yapsak nasıl gider sorularına online cevap bulup,yerinizden kalkmadan dekorasyonu zevkli hale getirerek evinizde çayınızı yudumlayarak(bak gene evde... ben hep evdeyim ya ondan kaynaklanıyor) güzelce boya beğenmek,tasarım yapmak,tasarım seçmek gibi işleri yapabilirsiniz..deneyin,zarar gelmez..:)
- http://www.klock.com.tr/ el yapımı çok güzel saatler.. ister sadece sanatsal olarak bakın,ister hediye götürün,isterseniz evinize alın...
- http://www.istanbulmodern.org/ kabataşta muhteşem sergiler ayağımıza getiren "istanbulmodern" i size biraz daha yakınlaştırmak istedim..
- http://www.peramuzesi.org.tr/ ve istanbul modern ' den bahsetmişken pera müzesini es geçmek olmaz..lütfen takip edin..İstanbul modern perşembe günleri ücretsiz,diğer günler öğrenciler 3lira yetişkinler 7 lira..
- http://www.studinommo.com/ işte en sevdiğim duvar kağıdı sitesi..Daha böyle koçtaşlara,ikealara düşmemişken bu sitede özel tasarımlara bayılmış mutlaka yaptırmalıyım demiştim ,en beğendiğim tasarımlardan birini annem kapımıza çizdi.. bir gün gösteririm:)
şimdilik benden bu kadar...bunlarla oyalanın gerisi de gelecek.bu daha volume 1:D
dedi
JuVeNiL
zaman:
13:55
Etiketler:
internet,
JuVe Olay Yeri,
karaoke,
oyun,
sinema,
websiteleri
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









